Barcelona'nın Real Madrid nefreti mi yoksa gözükör fanatlık mı?
Bence ikincisi. Çünkü rakip olmalarına rağmen Barcelona nadiren de olsa ezeli rakibi Real Madrid'in büyüklüğünü kabullenmiştir veya dile getirmiştir. Bunu en iyi 2022 yılında UEFA Şampiyonlar Ligi gruplarından zar zor son maçta çıkabilen Real Madrid'in son 16 elemelerinde o dönemin en güçlü kadrosuyla bezenmiş PSG ile eşleşmelerinde hatırlıyorum: Barça (eski veya o dönemki) başkanı o turda Real'in kazanacağını öngörmüştü ve sebep olarak da 2016 veya 2017 sezonundaki Barça'nın 4-0'lık maçın rövanşında Paris Saint Germain'i 6-1'lik skorla yenmesi ve turu atlamasına istinaden söylemişti. Tam hatırlamıyorum ama "Paris oyuncuları o gece Nou Camp'ta altına işemişlerdi veya yapmışlardı" tarzı söylemde bulundu Barça başkanı. O turu geçebileceğimize kendim bile bir Madridista olarak inanmamıştım, çünkü gruplarda rezil oynamıştık; üstelik o sene PSG Şampiyonlar Ligini almak için Messi, Sergio Ramos, Donnarumma gibi devasa oyuncuları transfer etmişti, kadrosunda zaten halihazırda bulunan Kylian Mbappe ve Neymar Jr'ı bahsetmemize bile gerek yok. Zaten para döken arap sermayesiyle yarışabilecek maddi bir güç yoktu, PSG de Covid öncesinin en pahalı transferlerini yapmıştı: 220 mln USD ile Neymar Jr ve 180 mln USD ile Kylian ninja kaplumbağa Mbappe. PSG ile 2022 UŞL son 16da eşleştiğimizde arkadaşlarım benimle dalga geçmişti: "artık PSG'ye rezil olarak elenecektik." Ama kader farklı tecelli etti ve 1-0'ın rövanşında oruç tutan Karim Benzema'nın efsanevi hat-trick performansıyla 3-1 kazanmıştık. O dönem zaten sonrasında tartışmasız 2022 ballon d'Or ödülünün sahibi olmuştu Karim Benzi. O geceki 3-1'lik maçı unutamıyorum, nitekim don Carlo Ancelotti'nin 2. Real Madrid döneminin ardından hatırladığı efsane maçlardan biri olarak o PSG geri dönüş gecesinden de bahseder.
Aslında Barça başkanının Paris oyuncuları hakkında söylediği söylemlere benzer şeyleri kullanmak istemiyorum ve bu yazıyı yazmamın sebebi de Barça taraftarı dostumun 2 gün önceki FC Barcelona - Atletico Madrid UEFA Şampiyonlar Ligi Çeyrek Final eşleşmesinin 1.ayağında Barcelona defans oyuncusu Cubarsi'nin Atletico Madrid sağ kanat forvet oyuncusu küçük Simeone'ye (aynı zamanda teknik direktör Diego Simeone'nin de oğlu) kale önünde müdahele edip, kırmızı kart alması sonunda söylediği "normalde Barça Real ile Atletiko'yu beraber üst-üste koyar, tecavüz eder" söylemidir. Hemen o kırmızı kart sonrası Julian Alvarez kullandığı frikiği Messivari golle taçlandırdı ve Atletico'yu 1-0 öne geçirdi. Barça o maçta 2-0 Atletico'ya yenildi, hem de Camp Nou'da. Zaten bu eşleşme öncesi Barça'lı dostuma "Atletico'nun Barça'ya ters geleceğini de" söylemiştik; belli olmaz, 2.ayakta belki Barça toparlar ve turu geçebilir ama iddiamızın sebebi Diego Simeone'nin kurt hoca olması ve son 11 senede 2 defa UEFA Şampiyonlar Ligi'nde final oynaması: 2014 ve 2016. Şanssızlığı belki de 2014'de Sergio Ramos'un 90+3'teki kafa golü - o gol ki, Real Madrid'de altın dönemi başlatmıştır: Altılı altın dönem - 3 Şampiyonlar Ligi don Carlo Ancelotti ile (2014, 2022 efsanesi ve 2024) ve triple with Zizou, Zinedine Zidane ile efsane üçlü rekoru (2016, 2017, 2018).
Barça'lı dostumun çok iyi olduğunu iddia ettiği Barcelona'sı ise en son UCL'i 2015'te MSN (Messi, Suarez, Neymar) üçlüsü ile kazandı. Ve o dönemki menajeri olan Enrique ise geçen sene (2025 UCL) PSG ile en iyi kupaya uzandı.
Belki Barça şu aralar Real'den ve Atletiko'dan iyi oynuyor olabilir ama 8-2'lik 2020 ŞL çeyrek final Bayern hezimetini de unutmamak lazım. Madem takım o kadar iyi oynuyorsa niye böyle rezalet sonuçla yenildi?
Evet, kabul Real Madrid ve Atletico Madrid iyi oyun oynamıyor belki ama sıkıcı tiki-taka da yok başkent külüplerinde. Mourinho'nun inşa ettiği kontra futboluyla kazandı Real ne kazandıysa, ve Atletico da defansif bir takım. Real neredeyse 2009 tarihinden beri böyle oynuyor, yani 17 sene, ve bu pas oyununa ayak uydurmak için Xabi Alonso'yu getirdi ve Kral kupası mı ne, bir maçta Barcelona'ya Real Madrid'in 3-2'lik yenilgi sonrası Xabi Alonso'nun görevine son verildi. Niye, çünkü Real Madrid DNA'sına uygun oyun değildi şu dönemde.
Neyse, demek istediğim ne Real ne de Atletico, dostumun iddia ettiği gibi böyle rezil olacak küçük bir takım; ne de Barcelona, onun dediği gibi büyük. Bence hayalperestlikten uzak olmak, realist olmak lazım.
Aynı dostum Türkiye'de maç anlatan futbol yorumcularının pek futboldan anlamadığını da iddia etmişti.
Ben ne Barça'ya saygısızlık etmek isterim, ne de Real'i übermensch seviyesine çıkarmak isterim. Her ikisi de iyi takım, ve benim sevgim, tercihim de şans eseri Mourinho'dan dolayı Real Madrid oldu. Barça'dan geçmişte hazzetmesem de artık onların da oyunlarından zevk almayı planlıyorum, aynı şekilde Lamine Yamal oyunundan zevk almak gibi. Keşke geçmişte Lionel Messi maçlarını da izleyip, zevk alsaydım diyorum. Ama bazı Barça fanlarının Real Madrid'i küçümsemesi ister istemez gardını alıp, defansif pozisyona geçmemizi sağlıyor. Keşke, Barça'nın başkanının PSG'ye karşı Real Madrid'i desteklediği gibi biz de bir-birimizi desteklesek.
Aslında, son 16'da 6 İngiliz takımı vardı, ve şu an son 8'de sadece birisi - Arsenal kaldı. Çeyrek finallerde ise 3 İspanyol takımı var, bununla övünmemiz lazım.
Sağlıcakla kalın.
10 Nisan 2026, Cuma. İstanbul, Türkiye.
